Bismillahirrahmanirrahim
"Ey inanmis olan kullarim, muhakkak, benim mülküm olan yeryüzü (çok) genistir.. BU AYETTE HİCRET EMREDİLMİŞTİR..hicret ediniz....
KALPLER ANCAK ALLAHIN ZİKRİYLE TATMİN OLUR...!!
Kalpleri Allahı anmak hususunda katılaşmış olanlara yazıklar olsun onlar apaçık delalet içindedirler (zümer suresi /22ci ayet )
İnsanlar, doğduğu yerde değil, doyduğu ve can ve mal güvenliğinin olduğu yerlerde yaşarlar. Bu, hayatın genel prensibidir. Bu sebeple dünya tarihi boyunca sürekli, bazen kitleler halinde, çoğu zaman da münferiden bir yerden başka bir yere hareketler olagelmiştir. Dünya tarihinde varlık göstermiş 27 kadar medeniyetin tamamı, göç eden toplumların taşıdığı kültürlerin kaynaşması sonucu meydana gelmiştir. Haçlı seferleri ile Müslümanlarla tanışan Batılılar da o günden beri Müslümanlardan çok şeyler öğrenmişlerdir.
Allah Tela da, kendi rızası için yapılan hicretleri övmüştür:
“Ve men yühacir fi sebilillahi yecid fil ardi murağaman kesiren ve saah”
“Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allah ve Resulüne göç etmek üzere evinden çıkar ve sonra ona ölüm gelirse, onu ödüllendirmek Allah’a düşer.”(4/Nisa,100)
Peygamberimiz ilk vahyi müteakip Varaka bin Nevfel’i ziyareti sırasında hicretin ilk sinyalini almıştı.
Hicret, bir çok peygamberin adeta ortak kaderidir:
1-Hz Adem, Cennetten Dünya’ya gönderilmiştir.
2-Nuh(a.s), gemi ile başka diyara,
3-İbrahim (a.s), Nemrutun şerrinden Suriye’ye,
4-Lut (a.s),Ürdün’den başka bir diyara,
5-Yusuf(a.s),ardından babası Yakup (a.s) Kenaneli’nden Mısıra,
6-Hz Musa, Mısır’dan Filistin’e,
7-Hz Yunus, Tarsus civarına( ceza olarak)
8-Peygamberimiz (s.a) de Mekke’den Medine’ye göç etmişlerdir.
Mekkeli müşrikler, İslam dininin yayılmasını önlemek için çeşitli yollara başvurdular. Önce işi hafife aldılar, sonra alay etmeye başladılar, psikolojik baskı yöntemleri uyguladılar. Bu yöntemin de kar etmediğini görünce daha çok kimsesiz, gariban,Müslümanlara karşı işkenceye, fiili ve fiziki müdahaleye başvurdular.Peygamberimiz Müslümanları korumak için bi’setin(peygamberliğin) beşinci yılında ilk olarak otuz kişilik bir grubun, ardından da 80 kişilik bir grubun Habeşistan’a hicret etmesine izin verdi. Hırıstıyan fakat müslümnalara karşı hoşgörülü olan Habeş Kralı Necaşi, muhacir Müslümanlara ülkesini açtı. Burada Müslümanlar, hicretin yedinci yılına kadar kaldılar. İslam tarihinin öenmli dönüm noktası sayılan asıl hicret, 622 yılında, Mekke’den Medine’yeMekkeli Müslümanların göç etmesiyle gerçekleşti. Tebliğ faaliyetlerini aralıksız sürdüren Peygamberimiz, Peygamberliğin onbirinci yılında Akabe denilen bir mevkide Medineli altı kişinin hidayetine vesile oldu. Bir yıl sonra Akabe’de Medineli oniki Müslüman, Müslümanlığını ve Peygamberimize bağlılığını ilan etti. Bu olaya birinci Akabe biatı denir. İslam dinini Medineli yeni Müslümanlara öğretmesi için Mu’ab bin Umeyr’i öğretici olarak görevlendirdi. Mu’ab ve Medineli yeni Müslümanlarınetkili çalışmaları sonucu Medine’de Evs ve Hazrec kabilelerinin çoğuna yakını kısa sürede Müslüman oldu. Ertesi yıl yine Akabe’de ikici buluşma gerçekleşti. Bu defa Medineli kadınlı erkekli yetmiş iki kişi Müslümanlığını ve Peygamberimize bağlılığını ilan ettikten sonra Peygamberimizin Mekkeli Müslümanların içinde bulunduğu zor durumun farkın olduklarından onları Medine’ye davet etmişlerdir.
Peygamberimiz (s.a.s), bu daveti memnuniyetle kabul etmekle birlikte bu davetin Medinelilere bir takım sorumluluklar getireceğini gerekmesi halinde savaşmak durumunda dahi kalabileceklerini hatırlatmış onlar da Allah için her türlü yükümlülüğü seve seve üstleneceklerini söylemişlerdir.
“İnnallaheştera mine’l-mü’minine enfusehum ve emvalehum biennelehumü’l-cenneh”.(Allah, Mü’minlerden, Cennet karşılığında mallarını ve canlarını satın almıştır.) (9/Tevbe, 111) Bu ayet, ilk etapta büyük fedakarlıkları göze alan Medineli Müslümanlara ve daha sonra da malı ve canı ile Allah yolunda fedakarlık yapan bütün Müslümanlara bir müjdedir.
“Ve in kadü leyestefizzuneke mine’l-ardı lüyuhricuke minha ve izellayelbesüne hilafeke illa kalila…” (17/İsra,76)
(Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için neredeyse dünyayı başına dar edecekler. O takdirde, senin ardından kendileri de orada fazla kalamazlar.) Nitekim hicretten on yıl sonra Mekke fethedilerek bu mucize haber gerçekleşmiştir. Senden önce gönderdiğimiz peygamberler hakkındaki kanun( budur) Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulmazsın. İsra suresi 78 ve 79. ayetlerde belli vakitlerde namaz kılınması hatırlatıldıktan sonra 80 ve 81 ayetlerde şöyle deniliyor:
“Ve şöyle niyaz et: Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla, çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana katından hakkı ile yardım edici bir kuvvet ver. Yine de ki: Hak geldi batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.”80. ayette yer alan güç(sultan) kelimesi, hicreti müteakip kurulan İslam devleti ve medeniyeti olarak tefsir edilmiştir.
güzel bir sayfa ..yüreğinize sağlık ..radyomuz vahdetfm e bekleriz .. blogumda radyo girişi tıklarsanız girebilirsiniz ilk giriyorsanız aktivite yüklemeniz gerekir 2 sn sürer dini sohbet ,ezgi,ilahi buyurursanız menmun edersiniz..Allaha emanet olun..